<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erhan Gazi</title>
	<atom:link href="http://www.erhangazi.com/wp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erhangazi.com/wp</link>
	<description>Gelebileciğiniz en iyi yer, bulunduğunuz yer değildir...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2012 04:00:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Baba Olmak</title>
		<link>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/baba-olmak/</link>
		<comments>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/baba-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 04:00:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erhan Gazi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erhangazi.com/wp/?p=1299</guid>
		<description><![CDATA[Baba olmak, hayal etmektir, korkmaktır, En çok da ölüm korkusunu hissetmektir, Ya büyüdüğünü, okuduğunu, evlendiğini göremezsem diye hayıflanmaktır, O 20 yaşındayken, ben 46 yaşında olucam diye hesap yapmaktır baba olmak, Hasta olunca avazı çıktığı kadar bağırıp ağladığında, elinin ayağının birbirine dolaşmasıdır, Doktoru aradığında, heyecandan elin titrerken, ilaç adını yanlış yazmaktır, Ve acıdan susmadığında, onunla birlikte ağlamaktır baba olmak, O gülünce dünyanın sahibi olmaktır, Onunla boğuşacağın günlerin hayalini kurmaktır baba olmak,<a href="http://www.erhangazi.com/wp/yazi/baba-olmak/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>
No related posts.

Benzer yazılar <a href='http://yarpp.org'>Yet Another Related Posts Eklentisini</a> ile listelendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erhangazi.com/wp/wp-content/13012012145.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1300" title="13012012145" src="http://www.erhangazi.com/wp/wp-content/13012012145-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Baba olmak, hayal etmektir, korkmaktır,<br />
En çok da ölüm korkusunu hissetmektir,<br />
Ya büyüdüğünü, okuduğunu, evlendiğini göremezsem diye hayıflanmaktır,<br />
O 20 yaşındayken, ben 46 yaşında olucam diye hesap yapmaktır baba olmak,<br />
Hasta olunca avazı çıktığı kadar bağırıp ağladığında, elinin ayağının birbirine dolaşmasıdır,<br />
Doktoru aradığında, heyecandan elin titrerken, ilaç adını yanlış yazmaktır,<br />
Ve acıdan susmadığında, onunla birlikte ağlamaktır baba olmak,<br />
O gülünce dünyanın sahibi olmaktır,<br />
Onunla boğuşacağın günlerin hayalini kurmaktır baba olmak,<br />
Ya da maçlara görüteceğin günün hesabını yapmak,<span id="more-1299"></span><br />
İleride sevgilisi onu terk ettiğinde, karşılıklı ağlayıp, baş başa içtiğini hayal etmektir,<br />
Gerçi her ne kadar baba demeyi öğrense de en başta,<br />
Annesini görüpte kollarını açınca, kıskanmaktır baba olmak,<br />
Herkes bilmese de, anne olmak kadar da zordur baba olmak.</p>
<p>Bu hafta babalar gününe özel birşeyler yazmak istedim. Yukarıda yazdıklarım da benim duygularım. Ebeveynlik konusunda da, hep anneler yüceltilir ama babalar avucunu yalar nedense. Tüm alkış annelere gider, babaların daha ketum ve duygusuz olduğundan dem vurulur. Bu durum da, bir baba olarak benim pek hoşuma gitmiyor.</p>
<p>Annelerin gösterdiği özverinin, sevginin aynısını babaların da gösterdiği nedense, toplum da kabul görmez. Onun için kendimce buna bir dur demek geldi içimden.<br />
Daha önce arkadaşlarıma gönderdiğim, Kuzey’in sitesinde yayınladığım bir yazı vardı. Aynı yazıyı, babalar günü dolayısıyla, bir kez de burada yayınlamak istiyorum. Ekşi sözlükte “itaatsiz” in babasına yazdığı bir yazı aşağıdaki. İnsan okuyunca, boğazına bir yumruk iniyor, gözleri doluyor.</p>
<p>Onun için bu yazıyı herkesin okumasını ve babaların da, çocukları için ne ifade ettiğini ve ne güzel ifade edildiğini okumanızı tavsiye ederim.<br />
<em><strong>baba</strong><br />
tariin bir cilvesi olarak ilginç bir adamdır babam. makedonya’nın bir köyünden gelmiş izmir’e; 7 kardeş, 25 kuzeniyle. sonra ne olduğunu anlamadan, “ben neredeyim” diyemeden, askere gitmiş, muş’a. esnaf olmuş sonra. dört kuşaktır dedelerimin yaptığı işi yapmış. kumaş satmış.</em></p>
<p>türkçe’yi, muş’ta asker arkadaşlarından, izmir’in yaudi esnaflarından öğrenmiş. çok şirin konuşur benim babam. tespi kele yakışır demişler. keldir benim babam. ifla olmaz cumuriyetçidir. eskiden solcuymuş, 12 eylül onu da benzetmiş kendine, yorgunluktan olsa gerek ben bebekken yani 80’de ürriyet gazetesine okur olarak yazılmış. ala da vazgeçmemiştir bundan. doğum tariimi, yaşımı, okuduğum okulların içbirini şimdi sorsan atırlamaz benim babam. ekşi sözlük nedir bilmez, internetten anlamaz, bu satırları eğer biri göstermezse asla okumaz benim babam. belki okursa diye ona itap edeyim bundan sonra.</p>
<p><em>atırlar mısın baba, doğum tariim yanlış yazılmış diye makemeye gitmiştik ama geç kalmıştık. sene 1986’ydı ve mübaşir pazartesi gelin demişti. 20 senedir bin pazartesi geçti gitmedik bir daa. gamsız babam benim. kara şimşek’in popüler olduğu yıllar maykıl nayt’ın siya deri montundan istemiştim bir umut, derici arkadaşına yaptırıp getirmiştin. bir dediğimi iki etmedin, arkadaşımda uzaktan kumandalı -kablolu- araba görmüş istemiştim, sen antenlisinden almıştın. belki de kendi yaşamadığın çocukluğunu, benden önceki üç kardeşime yapamadığın babalığı gerçekleştiriyordun. izmir’e mc donalds açıldığında beni oraya götürmüştün, aslında sen merak ediyordun orası nasıl bir yer diye… ilk çizburger yediğim gün o gündü.</em></p>
<p><em>bunu da kesin atırlarsın baba, bir gün kömürlüğü yakmıştım, alevler baçeden balkona yükselip evi biraz aşat etmişti. annem bana çok kızmış, “ben şimdi seni pataklasam da sinirim geçmez, akşam babana söylicem” demişti. akşam oldu korkuyla karşına çıktım, parmağını sallayıp, “çok ayıp bir daa olmasın bak kızarım” demiştin.</em></p>
<p><em>bmx bisikletleri yeni çıkmıştı, alamancı komşularımızda vardı, onlara artık nasıl baktıysam, sen de bunu gördün ki, annemin kolundan çıkarıp verdiği bileziğin üstüne ekleyip bana em de sarı kırmızı bmx bisiklet aldın. yetmedi ben büyüdüm, biançi bisikletleri çıkmıştı, vitesi şimano markaydı, 18 vitesliydi, gittin ondan aldın. ben bunları iç ama iç unutmuyorum baba. </em></p>
<p><em>lise son sınıfta “cemaat dersanesi”nin deneme sınavında birinci olmuştum. dersane ocaları eve gelip, beni ücretsiz kaydedeceklerini söylemişlerdi. 5 nisan krizinin ertesiydi, durumun sıkışıktı ama yine de “ben oğlumu parasıyla bildiğim dersaneye göndericem” demiştin. ama sonra ayatıma iç karışmadın. rejimine aslan, oğluna demokrattın. ilk rakıyı, ilk birayı, ilk likörü ep sen ikram ettin. sigarayı serbest bıraktın. gece eve gelme sınırını orta ikide kaldırdın. biliyorsun baba, şimdi ben ne içki içiyorum, ne de sigara tüttürüyorum. eve ise kuzu kuzu saatinde geliyorum. ne istediysem aldın, nereye istersem gönderdin. ben sana layık olamadım belki ama sen çok şey kazandırdın bana. </em></p>
<p><em>“eskişeir’e okumaya gidiyorum” dedim, “git” dedin. “okulum uzadı kusura bakma” dedim, “canın sağ olsun” dedin. “doğduğum köyü görmelisin” dedin beni memlekete gönderdin. sayende çok şey öğrendim baba.</em></p>
<p><em>bilgisayar dedim aldın, internet dedim bağlattın, dvd dedim getirdin, müzik seti dedim kaptın geldin, “trenle türkiye turuna çıkıcam” dedim destek çıktın. işten ayrılıp bütün param bitince gittiğim askerde bana baktın, askerden geldim, terbiyesizlik edip şansımı zorladım, senden bir de lap top istedim. önce “o ne” dedin, broşürde gösterince “televizyonlu esap makinasını ne yapacaksın” dedin. sonra ondan da aldın. </em></p>
<p><em>vakfettin yani kendini, başıma kakmadan, nasıl baba olmam gerektiğini de öğrettin, zırnık şımartmadan em de. </em></p>
<p><em>(h) arfini söyleyemediğin gibi bazen yazarken de unutuyordun. üseyin dayı’mı aramak için telefon defterinde ü arfine baktığımızı atırlıyorum. bak baba, belki okursun diye “h” arfini kullanmadım içbir kelimede…</em></p>
<p><em>yani diyeceğim, bu satırları okusan da okumasan da bayramın kutlu olsun baba. ellerinden öpüyorum. bu satırları okursan şimdiden söyleyeyim, entri ne demek sorma baba, ayvan ara’da angi ayvanlar aranıyor onu da sorma baba. bu sözlük uzun ikaye baba. uzun ikaye. ne diyordum evet, bayramın kutlu olsun<br />
(itaatsiz, 25.10.2006 17:07)<br />
(</em><a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=baba/%2310193209" target="_blank"><em>http://sozluk.sourtimes.org</em></a><em>)</em></p>
<p>Kaynak: http://www.yalovamiz.com/article.php?id=2370</p>
<p>No related posts.</p>
<p>Benzer yazılar <a href='http://yarpp.org'>Yet Another Related Posts Eklentisini</a> ile listelendi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/baba-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tek Çocuklar</title>
		<link>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/tek-cocuklar/</link>
		<comments>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/tek-cocuklar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 10:52:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erhan Gazi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erhangazi.com/wp/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[TEK ÇOCUKLAR kaynakları/hacimleri/mekânları/ zamanları paylaşmayı bilmezler. Zira bunları öğrenmeleri gerekmemektedir. Tek bildikleri/öğrendikleri Kendi Kendine Olma/Yetme Sanatı’dır. Yalan söylemeyi de bilmez ve hayatlarının sonuna kadar doğru dürüst/dört dörtlük öğrenemezler. Pratik eksiklikleri üstlerinden başlarından dökülür. Yalan söylüyorlarsa, bi ellerine bayrak alıp ‘Yalan söylüyorum ve Beceremiyorum!’ diye bağırmadıkları kalır. O denli belli olur yani: Egzersiz Eksikliği! TEK ÇOCUKLAR hiçbir şeyi paylaşmayı öğrenmek durumunda kalmadıkları için, paylaşmaları ‘gerektiğine’ inandıklarında, haddinden fazla paylaşımcı kesilirler. Aynen<a href="http://www.erhangazi.com/wp/yazi/tek-cocuklar/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>
No related posts.

Benzer yazılar <a href='http://yarpp.org'>Yet Another Related Posts Eklentisini</a> ile listelendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erhangazi.com/wp/wp-content/lonely-child-beach.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1294" title="lonely child beach" src="http://www.erhangazi.com/wp/wp-content/lonely-child-beach-300x185.jpg" alt="" width="300" height="185" /></a></p>
<p>TEK ÇOCUKLAR kaynakları/hacimleri/mekânları/<br />
zamanları paylaşmayı bilmezler.<br />
Zira bunları öğrenmeleri gerekmemektedir.<br />
Tek bildikleri/öğrendikleri Kendi Kendine Olma/Yetme Sanatı’dır.</p>
<p><span id="more-1293"></span><br />
Yalan söylemeyi de bilmez ve hayatlarının sonuna kadar doğru dürüst/dört dörtlük öğrenemezler.<br />
Pratik eksiklikleri üstlerinden başlarından dökülür. Yalan söylüyorlarsa, bi ellerine bayrak alıp ‘Yalan söylüyorum ve Beceremiyorum!’ diye bağırmadıkları kalır. O denli belli olur yani: Egzersiz Eksikliği!<br />
TEK ÇOCUKLAR hiçbir şeyi paylaşmayı öğrenmek durumunda kalmadıkları için, paylaşmaları ‘gerektiğine’ inandıklarında, haddinden fazla paylaşımcı kesilirler.<br />
Aynen sabrı öğrenmeleri gerekmediği için; temelde son derece sabırsız olabilmelerine imkân tanındığı için, gereksiz zamanlarda inanılmaz sabırlı olabildikleri gibi. Birer Sabır Taşı’na büyük bir inatla dönüşebildikleri gibi.<br />
Madden ve manen cömertliğin sınırlarını da ihlâl edebilirler. Zira hiçbir zaman saklamayı/cimrilenmeyi/tutmayı adam gibi öğrenmemişlerdir. Öğrenmeleri gerekmemiştir.<br />
Gündelik hayatın normal komünikasyon yöntemlerine de: kıvırmaya/idare etmeye/manipüle etmeye/zamana yaymaya, yabancıdırlar.<br />
Zira bir nevi doğal ‘yaban’dırlar.<br />
Tüm bu eksikliklerini, Temel Sosyalleşme Teknikleri’ni/Taktiklerini sağlayabilmek için bildikleri yalnızca bir yol vardır:<br />
İnsan tavlamak. Anneleri babaları onlara daima ‘tav’ olmuştur. Âlemin de böyle işlediğini varsayarlar.<br />
Sınırsız gözükebilen flörtçülüklerinin, karşılarındaki ‘normal’ fanilerde nasıl karşılıklar yaratacağını hiçbir zaman kestiremez, bilemezler.<br />
Zira her nevi ‘normal’ insan ilişkisi onlar için çokçok bilinmeyenli bir denklem gibidir ve onlar tüm açıklarını yetileriyle/karizmalarıyla/baştan çıkırıcılıklarıyla/samimiyetleriyle kapatmaya koşullanmış gibidirler.<br />
Çok alışkın ve ‘evde’ oldukları tek kişilik inlerinden çıkınca, ‘normal’ farz ettikleri ilişki kurma biçimlerinin ‘diğerlerine’ son derece istisnai/yoldan çıkarıcı/tavlayıcı geldiğini başlarda asla fark edemezler.<br />
Oysa onların daha iyisini bilmedikleri için sergiledikleri olağanüstü samimiyet, esasında fevkâlâde kırılganlığı da beraberinde taşır.<br />
Çok ‘doğal’ ve ‘açık’ ve ‘tabak gibi ortada’ tezahür etmektedirler; zira temel yıllarından gelen bir başka çocuklarla eğitilme/eşitlenme/yola getirilme eksikleri oldukları için, diğerleri gibi ‘kapalı’, ‘mesafeli’, ‘temkinli’ kısaca ‘normal’ görünmeyi, bilmemektedirler.<br />
BU: Aşırı Samimi Tezahür Etme Hali karşılarındaki insanları hem oyunlarına gelmeye, hem de İlişki Sınırları’nı ihlâl etmeye teşvik eder.<br />
O zaman neye uğradıklarını şaşırır, hayretler ve hatırı sayılır bir tiksinme hali içinde, donakalırlar.<br />
Zira onların samimiyeti, Sınır İhlâlleri’ne açık bir davetiye değil; tam tersine sınırlar onlar için ‘normal’ fanilerden kat be kat daha mühim olduğu için Oyun Alanlarını İşaret Etme faaliyetidir.<br />
Zira TEK ÇOCUKluklarının tabiatı icabı: güvensizdirler, soğukturlar, ‘normallerden’ çok çok daha mesafelidirler, kendilerine feci şekilde yetmektedirler ve sosyalleşmek adına gösterdikleri her çaba zaten bir çabalamadır. Sırt üstü eğilmedir. Zordur. Onlara ziyadesiyle zor gelmektedir. Yorucu, hatta bezdiricidir.<br />
Bu kadar zorlandıkları için de, aşırıya kaçmaktadırlar.<br />
Karşılarındaki İnsanlar’ın bu hazin eforu doğru okuyacağını sanırlar. Herkesten daha fazla mesafeye ve alana ihtiyaçları olma hallerini, sahiciliklerinin hüznüyle ortaya koyduklarını sanırlar.<br />
Aşırı çaba gösterdikleri için, muhakkak anlaşıldıklarını sanırlar. Yalanları olmadığı için, çok açık anlattıklarını-<br />
Oysa karşılarında gördükleri yalnızca ciddi Sınır İhlâlleri’dir.<br />
En istemedikleri! En korktukları!<br />
Kâbusları! Dayanamadıkları!<br />
Bu ihlâller karşısında neye uğradıklarını şaşırır, yanlış anlaşılmalarının kendi ilişkilenme yöntemlerinin kusurluluğundan kaynaklandığını, tam olarak kavrayamazlar.<br />
Zira onlar ‘öyledirler’. ‘Öyle kabul edilmeleri’ gerekmektedir. Başka çocuklarla büyümedikleri için, bunun böyle olamayabileceği/üstelik de çoğu zaman, ruhlarına dank etmez. Yüzde yüz kabul ve anlaşılma/anlama eforu ‘normallerin’ normları arasında değildir.<br />
Afallar, üzülür, kırılır Sınır İhlâl Edenler’den ne kadar bunaldıklarını düşünüp onları ebediyete kadar Unutulanlar Vadisi’ne fırlatıp evlerine/inlerine/kendilerine kaçmak isterler.<br />
İnsanları elde etmek taarruzları ne kadar şiddetliyse, kaçma pratikleri ve arzuları da o kadar güçlüdür.<br />
Kısacası: onlar en iyi kaçmayı bilirler. Sınır İhlâl Edenler’in her nevi reddi, silinmeyi ziyadesiyle hak ettiğini düşünerek.<br />
Üstelik kalpleri kırık.<br />
Ve fakat yeniden yeminli: Kendi 1 başlarına en iyidirler.</p>
<p>(Perihan Mağden; 30.12.2007 Radikal)</p>
<p>No related posts.</p>
<p>Benzer yazılar <a href='http://yarpp.org'>Yet Another Related Posts Eklentisini</a> ile listelendi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/tek-cocuklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iPhone için cep projektörü: Sanwa</title>
		<link>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/iphone-icin-cep-projektoru-sanwa/</link>
		<comments>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/iphone-icin-cep-projektoru-sanwa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 11:21:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erhan Gazi</dc:creator>
				<category><![CDATA[iphone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erhangazi.com/wp/?p=1306</guid>
		<description><![CDATA[Japon menşeili olan Sanwa firması iPhone 4 ve 4S için çıkardığı yeni cep projektörü ile geek kullanıcıları kalbinden vurmayı hedefliyor. 400-PRJ011 model koduyla piyasaya sürülen yeni cep projeksiyonu, 2.100 mAh lik bataryası ile, projektör olarak kullanılmadığı zamanlarda iPhone unuzu şarj edebilecek şekilde dizayn edilmiş. 5 satte şarj olan bu pil ile ürünü projeksiyon olarak 2,5 saat kullanmaya olanak sağlıyor. Projeksiyon olarak özellikleri de gayet tatmin edici olan bu cihaz, 640<a href="http://www.erhangazi.com/wp/yazi/iphone-icin-cep-projektoru-sanwa/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>
Related posts:<ol>
<li><a href='http://www.erhangazi.com/wp/yazi/google-icin-yeni-donem/' rel='bookmark' title='Google+ için yeni dönem!'>Google+ için yeni dönem!</a> <small>Google+&#8217;a üye olmak için halen bir davetye bulamadınız ve henüz...</small></li>
<li><a href='http://www.erhangazi.com/wp/yazi/ben-de-iphone-kervanina-katildim/' rel='bookmark' title='Ben de iphone kervanına katıldım'>Ben de iphone kervanına katıldım</a> <small>&#8220;Acaba 5&#8242;i mi beklesem, yok yok, aliym da kullaniym.&#8221; Kafayı...</small></li>
</ol>

Benzer yazılar <a href='http://yarpp.org'>Yet Another Related Posts Eklentisini</a> ile listelendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erhangazi.com/wp/wp-content/iphone-icin-cep-projektoru-300x181.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1309" title="iphone-icin-cep-projektoru-300x181" src="http://www.erhangazi.com/wp/wp-content/iphone-icin-cep-projektoru-300x181.jpg" alt="" width="300" height="181" /></a>Japon menşeili olan Sanwa firması iPhone 4 ve 4S için çıkardığı yeni cep projektörü ile geek kullanıcıları kalbinden vurmayı hedefliyor.</p>
<p>400-PRJ011 model koduyla piyasaya sürülen yeni cep projeksiyonu, 2.100 mAh lik bataryası ile, projektör olarak kullanılmadığı zamanlarda iPhone unuzu şarj edebilecek şekilde dizayn edilmiş. 5 satte şarj olan bu pil ile ürünü projeksiyon olarak 2,5 saat kullanmaya olanak sağlıyor.<span id="more-1306"></span></p>
<p>Projeksiyon olarak özellikleri de gayet tatmin edici olan bu cihaz, 640 x 360 çözünürlükte görüntüyü 65″ boyutta 1:000 kontrast oranı ile yansıtabiliyor.</p>
<p>Cebinize sığabilecek boyutlarda tasarlanmış olan bu cihazın henüz satış tarihi açıklanmamış olsa da tahmini satış rakamı olarak 260$ gibi cüzi bir rakam düşünülüyor.</p>
<p>Sanwa 400-PRJ011 ile ilgili tüm detaylı bilgilere ürünün orjinal sayfası olan <a href="http://direct.sanwa.co.jp//ItemPage/400-PRJ011">bu adresten</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.engadget.com/2012/01/04/sanwa-pico-projector-also-charges-your-iphone/">Kaynak</a></p>
<p>Related posts:<ol>
<li><a href='http://www.erhangazi.com/wp/yazi/google-icin-yeni-donem/' rel='bookmark' title='Google+ için yeni dönem!'>Google+ için yeni dönem!</a> <small>Google+&#8217;a üye olmak için halen bir davetye bulamadınız ve henüz...</small></li>
<li><a href='http://www.erhangazi.com/wp/yazi/ben-de-iphone-kervanina-katildim/' rel='bookmark' title='Ben de iphone kervanına katıldım'>Ben de iphone kervanına katıldım</a> <small>&#8220;Acaba 5&#8242;i mi beklesem, yok yok, aliym da kullaniym.&#8221; Kafayı...</small></li>
</ol></p>
<p>Benzer yazılar <a href='http://yarpp.org'>Yet Another Related Posts Eklentisini</a> ile listelendi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erhangazi.com/wp/yazi/iphone-icin-cep-projektoru-sanwa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

